Karşılaştırma, hareketi ve sinir sistemini etkileyen hastalıkların araştırılmasında da faydalı olabilir.
Phys.org sitesinin aktardığına göre Alman bilim insanlarının araştırması, sinekler, fareler ve insanların vücut yapıları ve hareket biçimlerindeki büyük farklara rağmen benzer şekilde hareket ettiğini gösteriyor.
Köln Üniversitesi ve Jülich Araştırma Merkezi’nden araştırmacılar, farklı türlerdeki hareket özelliklerinin hangilerinin ortak olduğunu ve hangilerinin belirli anatomiye bağlı olduğunu belirlemek için meyve sinekleri, fareler ve insanların hareketlerini analiz etti.
Bilim insanları uzuv hareketlerinde ortak bir model tespit etti; vücut merkezinden daha uzak bulunan eklemler, daha yakında bulunanlara göre daha hızlı hareket ediyor. BTA’nın yazdığına göre bu düzenlilik, boyut, vücut yapısı ve yürüme biçimindeki önemli farklara rağmen incelenen üç türde de gözleniyor.
Bu kadar farklı organizmanın hareketlerini karşılaştırabilmek için araştırmacılar AutoGaitA adında açık kaynaklı bir yazılım geliştirdi. Yazılım farklı hayvan türlerinin hareketlerinin aynı yöntemle izlenip analiz edilmesini sağlıyor. Böylece bilim insanları hareketin ortak mekanizmalarını, belirli türün anatomisinden kaynaklanan özelliklerden ayırt edebiliyor.
Araştırma, yaşlanmanın hareket üzerindeki etkisinin de izlenmesine olanak tanıyor. Sineklerde, farelerde ve insanlarda bilim insanları yürüme sırasında vücudun itme gücünde azalma tespit etti. Değişiklikler türlere göre farklılık gösteriyor. Yaşlı insanlarda örneğin ayak bileğinin katkısı daha az olurken, farelerde değişiklikler dizlerde ve ayak bileklerinde daha belirgin.
Bilim insanlarına göre bu yaklaşım hayvanların hareketlerini nasıl kontrol ettiklerinin ve yaşla birlikte ortaya çıkan değişikliklerin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunabilir. Yöntem ayrıca yüzme, uçuş ve zıplama gibi diğer ritmik hareketlerin incelenmesinde de kullanılabilir.
Yazarlar, farklı hayvan türleri arasındaki karşılaştırmanın hareketi ve sinir sistemini etkileyen hastalıkların araştırılmasında faydalı olabileceğini düşünüyor. Yaklaşımın teşhis ve rehabilitasyon yöntemlerinin geliştirilmesinde de uygulama alanı bulabileceği belirtiliyor.