Avustralya'nın Sidney kentinde düzenlenen sıra dışı bir sergi, ziyaretçileri adeta birer arkeolog gibi davranmaya ve sanat eserlerini kendi elleriyle ortaya çıkarmaya davet ediyor. Guardian'ın haberine göre, Tehlikeli Fikirler Festivali kapsamında hayata geçirilen "Heap" adlı enstalasyonda, sekiz Avustralyalı sanatçıya ait 80 eser yer alıyor.
Sanat eserleri tam 120 ton toprağın altına gömülürken, ziyaretçiler bu hafta sonu kazı çalışmalarına bizzat katılabilecek. Projenin temelinde yatan fikir ise her eserin, ciddiye alındığında dünyayı değiştirme potansiyeli taşıyan "tehlikeli fikir" kavramını temsil etmesi.
Bu yılki festival programının merkezinde yer alan ve "vahiy" temasına ayrılan enstalasyon, ziyaretçileri alışılmışın dışındaki formatıyla iklim değişikliği, sömürgecilik ve insan hayatının anlamı gibi konular üzerine daha derinlemesine düşünmeye itmeyi hedefliyor.
Festivalin direktörü Danielle Harvi, "Biz madencilik ve kazı çalışmaları üzerine kurulu bir ülkeyiz" diyor. Harvi'ye göre, insanların topraktan çıkardıkları şeye bakış açıları; onu ilginç mi yoksa tehlikeli mi buldukları ve nasıl değerlendirdikleri, Avustralya bağlamında oldukça önemli bir anlam taşıyor.
Ancak gerçek madencilerin aksine, ziyaretçiler buldukları eserleri yanlarında götüremeyecek. Topraktan çıkarılan sanat eserleri, kademeli olarak yakındaki sergi salonuna taşınacak.
Toprağın altına gömülen eserler arasında Amerika, Orta Doğu ve Avustralya'ya ait şifalı ve yenilebilir bitkilerin bulunduğu bir dizi konteyner de var. Bu bitkiler arasında kokain üretiminde kullanılan koka bitkisi de yer alıyor ve her konteynerin yanında açıklayıcı bir not bulunuyor.
Diğer bazı eserler ise tehlikeyi daha sembolik bir dille anlatıyor. Tim Silver'ın sertleşmiş topraktan dökümlediği insan figürü, duygusal sıkıntıyı ve içe kapanmayı ifade ederken, Tarryn Gill'in altın rengi bir malzemeden yaptığı ve Roma tanrısı Janus'un çok sayıda yüzüyle süslediği urna, ölümlülüğün ve değişkenliğin bir sembolü olarak dikkat çekiyor.
Tarryn Gill, ilhamını Sigmund Freud'un "Benlik" teorisinden ve kişisel bir kayıptan almış. Freud'un teorisine göre benlik, insanın zamanla kademeli olarak ortaya çıkardığı parçacıklardan oluşuyor. Gill, urnayı yakın zamanda kaybettiği kedisi için yapmış.
Sanatçı, yaş ilerledikçe önceliklerin değişmesi üzerine düşünerek, "Aslında tehlikeli olan şey zamanın ta kendisi" diye konuşuyor.
"Heap" enstalasyonu, 30 Ağustos'a kadar devam edecek olan Tehlikeli Fikirler Festivali kapsamında 22 ve 23 Ağustos tarihlerinde ziyaretçilere açık olacak.