Icerige atla
Politika ⭐ 85/100

Putin Dönemi Rus Faşizminin Temel İşaretleri

Putin Dönemi Rus Faşizminin Temel İşaretleri
Malta, Avrupa'nın Hawaii'si! Hem eğlen hem İngilizce öğren. Katıl →

Troll fabrikaları ve iktidarın sözcüsü konumundaki medya kuruluşları, Putin'in Rusya'sını faşizm karşıtı bir devlet olarak göstermek için seferber olmuş durumda. Üstelik faşizmin liberal dünyadan geldiğini iddia ediyorlar. İnanılır gibi değil.

Bu tuhaf propaganda karşısında kafa karışıklığı yaşamaya başlayan herkes için, Putin dönemi Rus faşizminin (diğer adıyla 'Raşizm') temel işaretlerini hatırlatmakta fayda var:

⚠️ Agresif ve aşırı milliyetçilik.

Komşu bağımsız ülkelere yönelik saldırılar, uydurma milliyetçi argümanlarla meşrulaştırılıyor. Yani Ukrayna'ya yönelik saldırı gibi örnekler, son derece normal ve doğal bir durummuş gibi sunuluyor.

⚠️ Emperyalizm.

Dağılan SSCB'nin yeniden kurulması hedefleniyor, bu nedenle eski Sovyet cumhuriyetleri ve toprakları 'geri alınmak' isteniyor. Yani Ukrayna'dan sonra diğer komşu ülkelerin de hazırlıklı olması gerekiyor.

⚠️ Liderin şahsına tapınma.

Putin, hatasız bir hükümdar olarak görülürken, tüm muhalifler ya sürgünde, ya hapiste ya da (istemeyerek de olsa) ölü. Bazı eleştirmenler ise yüksek binalardan düşerek hayatını kaybediyor.

⚠️ 'Nazilerden arındırma' dili.

Siyasi muhalifler ve tüm toplumlar, bu yaftayı destekleyecek tek bir somut kanıt olmaksızın 'Nazi' ilan ediliyor. Plodiv'deki genç neo-Naziler, bir Rus neo-Nazisini örnek aldıkları ortaya çıkınca iktidarı zor durumda bıraktı. Sorumluluğu hemen başka yöne kaydırmak gerekiyor. Bu yüzden trollerin ve alkolden kıpkırmızı olmuş yorumcuların yanına, bu bağlantıyı örtbas etmek için siyasetçiler de katılıyor.

⚠️ Savaş yanlılığı ve şiddetin yüceltilmesi.

Ordu, savaş ve silahlar vatanseverliğin ve barışın sembolleri olarak gösteriliyor. Şiddet bir suç olarak değil, bir norm olarak kabul ediliyor. Adil bir barış isteyenler ise düşman ilan ediliyor.

⚠️ İç muhalefetin şeytanlaştırılması.

Muhalif siyasetçiler, bağımsız gazeteciler, sivil toplum kuruluşları ve genel olarak iktidar eleştirmenleri 'hain', 'yeniçeri' veya 'yabancı ajan' olarak tanıtılıyor. İşler kızışıp iktidar zemin kaybetmeye başladığında, muhalifler daha korkutucu tınlaması için 'eşkıya' ve 'Nazi' olarak adlandırılmaya başlanıyor.

⚠️ Ortodoksluk, milliyetçilik, iktidar ve savaşın iç içe geçmesi.

Okullarda geleceğin askerlerini yetiştirmek için din dersleri okutuluyor. Rus Ortodoks Kilisesi ve silahları ile masum insanların ölümünden sorumlu olan savaşı kutsayan patriği yüceltiliyor. Ne kadar da Hristiyanca bir tavır!

⚠️ Daimi bir dış düşman gösterilmesi.

NATO ve Batı, nihai tehdit olarak ilan edilmiş durumda. Belki de bunun sebebi, savaştan kaçan tüm Rus vatandaşlarının o tarafa gitmesidir.

⚠️ Devlet propagandası ve medya kontrolü.

İfade özgürlüğü yasaklanıyor, medya ve gazetecilerin yerini iktidarı öven, muhalefete çirkin yaftalar yapıştıran, saldırganlığa çağıran ve halk arasında nefret ile ayrılık tohumları eken troll fabrikaları ile propagandistler alıyor. Tıpkı son zamanlarda Bulgaristan'da gördüğümüz manzara gibi.

⚠️ Siyasi şiddet ve baskı.

Protestolar kısıtlanıyor, muhalefet hedef haline getiriliyor, tüm muhalif partiler 'her ihtimale karşı' seçimlerden menediliyor. Kurumlar, istihbarat servisleri ve yargı dahil tüm devlet aygıtı diktatörlüğe ortak oluyor. Tüm vatandaşlar için yasaklar, tehditler ve kısıtlamalar artıyor.

Bulgaristan'daki bazı benzerlikler size de tesadüfi mi geliyor?

Tesadüflere inanmıyorum. Ancak propaganda ve yalanlarla, diğer Avrupalılar gibi özgürce yaşamaya, çalışmaya, seyahat etmeye ve barış içinde bulunmaya alışmış Bulgar vatandaşlarını eğip bükmenin çok daha zor olacağına inanıyorum.

Kaynak: Facebook.

Üniversite Destekli Dil Okulu
Paylaş: