Sonbaharın gelmesiyle klima, evi ısıtmanın en konforlu ve ekonomik yollarından biri haline gelebilir. Modern inverter modeller sıradan bir elektrikli ısıtıcı gibi çalışmaz; gücü ihtiyaca göre ayarlar ve istenen sıcaklığa ulaşıldıktan sonra düşük tüketimle bu sıcaklığı koruyabilir. İyi izolasyon, doğru ayar ve düzenli bakım sağlandığında sistem, sürekli açılıp kapanmadan saatlerce konfor sunar. Kullanım şekli, elektrik faturasının ne olacağını büyük ölçüde belirler, diye yazıyor Boon-hu.
En iyi sonuç sabit sıcaklıkta alınır
İnverter klimanın en temel avantajı, ortam ısındıktan sonra gücünü kendiliğinden azaltabilmesidir. Kompresör sürekli maksimumda çalışmak yerine, ayarlanan sıcaklığı korumak için gerekli olan kadar ısı üretir.
Uzun süreli kullanımda en akıllıca yaklaşım, konforlu bir değer seçip klimanın bu değeri sürdürmesine izin vermektir. Böylece büyük sıcaklık dalgalanmaları ve sistemin soğumuş ortamı tekrar tekrar ısıtma zorunluluğu önlenir.
Elbette her konut için tek bir fatura söz konusu değildir. Tüketim, alan büyüklüğüne, izolasyona, pencerelerin kalitesine, dış sıcaklığa, klimanın özelliklerine ve evde ne kadar sıcak istenmesine bağlıdır.
21-22 derece çoğu zaman yeterli olur
Sıcaklık ayarı, tüketimi kontrol etmenin en kolay yollarından biridir. Kişi 21-22 derecede rahat ediyorsa, bu değeri ayarlamak mantıklıdır.
Odayı daha hızlı ısıtır umuduyla klimayı 25-26 dereceye ayarlamanın anlamı yoktur. Cihaz 22 dereceye ulaşması gerektiğini anlamaz, ayarlanan daha yüksek değeri yakalamaya çalışırken çalışmaya devam eder. Bu da daha fazla elektrik tüketimi demektir.
Dışarıdaki sıcaklık ile içeride istenen sıcaklık arasındaki fark ne kadar büyükse, sistemin sağlayacağı ısı miktarı da o kadar fazla olur. Bu nedenle uzun kullanımda birkaç derece bile fark yaratır.
İyi izolasyon en iyi yardımcıdır
Klima, ürettiği ısıyı tutan bir evde en hafif şekilde çalışır. İyi doğrama ve ısı yalıtımı, cihazın ilk ısıtmadan sonra düşük güce geçip küçük ısı kayıplarını telafi etmesine olanak tanır.
Kötü yalıtımlı bir daire veya evde durum farklıdır. Isı sürekli duvarlardan, pencerelerden ve zayıf noktalardan kaçar, klima ise gücünü daha sık artırmak zorunda kalır.
Bu yüzden aynı büyüklükteki iki evde aynı cihazlar bile tamamen farklı aylık faturalar oluşturabilir.
Soğukta da ısıtma devam edebilir
Modern klima pratikte hava-hava ısı pompasıdır. Isıyı doğrudan elektrikten üretmez, dış havadaki enerjiyi kullanıp içeri aktarır.
Dış sıcaklık düştükçe çalışma koşulları zorlaşır ve verimlilik kademeli olarak değişir. Bu, ilk eksi derecede klimanın faydasız hale geldiği anlamına gelmez.
Birçok güncel model özellikle negatif sıcaklıklarda ısıtma için tasarlanmıştır. Isıtma kaynağı olarak kullanılacak bir klima alınırken, etikette yazan nominal güçten çok çalışma sıcaklık aralığı ve düşük dış sıcaklıklardaki gücü dikkate alınmalıdır.
Buz çözme arızaya işaret etmez
Soğuk ve nemli havada dış ünite üzerinde buzlanma oluşabilir. Bu durumda sistem kısa süreliğine otomatik buz çözme moduna geçer.
Bu sırada klima geçici olarak sıcak hava vermeyi durdurabilir, fan çalışma şeklini değiştirebilir ve dış üniteye su akmaya başlayabilir. Bu durum cihazın normal çalışma parçasıdır, mutlaka arıza işareti değildir.
Biriken buz ısı alışverişini engeller, bu yüzden klima bunu periyodik olarak temizlemek zorundadır. Döngü bittiğinde sistem kendi kendine ısıtmaya geri döner.
Temiz filtre fatura dostudur
Düzenli bakım verimlilik üzerinde doğrudan etkilidir. Tozla kaplı filtrelerden hava zor geçer ve sistem daha yoğun çalışmak zorunda kalır.
Filtre temizliği, üretici talimatlarına göre kullanıcının kendisi yapabileceği en kolay bakımlardan biridir. Periyodik profesyonel bakım ise ısı değiştiricilerin, fanların, drenajın ve sistemin genel teknik durumunun kontrol edilmesini sağlar.
Böylece klima daha verimli çalışır ve en soğuk dönemde sorun çıkma riski azalır.
Bazı alışkanlıklar tüketimi artırır
Tüm avantajlara rağmen inverterin ekonomik çalışmasını bozan alışkanlıklar vardır. Bunlardan biri, tasarruf edeceği düşüncesiyle sürekli açıp kapatmaktır. Ortam ciddi şekilde soğuduğunda sistem, yeniden ısıtmak için yüksek güçle çalışmak zorunda kalır.
Diğer sık yapılan hata, gereğinden yüksek sıcaklık ayarlamaktır. Gerçekte 21-22 derece yeterli iken 25-26 dereceye ayarlamak cihazı gereksiz yere yüksek bir hedefe kilitler.
Dış üniteyi kapatmak ya da biriken buzları zorla temizlemek de yapılmamalıdır. Klimanın kendi otomatik buz çözme modu vardır ve dış ünite etrafında hava sirkülasyonu için yeterli boşluk bulunmalıdır.
Kural aslında oldukça basittir: makul sıcaklık, ihtiyaca göre sürekli çalışma, temiz filtreler ve serbest dış ünite. Konuta uygun bir model seçildiğinde klima, yazın kurtarıcısı olmaktan çıkıp kış aylarında da etkili ve konforlu bir ısı kaynağına dönüşebilir.