Diyetisyenler, özellikle kafeine hassas olanlar ve belirli ilaçları kullananlar için greyfurtun sabah kahvesiyle birlikte tüketilmemesi konusunda uyarıyor. Greyfurt ve suyu, kafeinin parçalanmasını bir miktar yavaşlatarak bazı kişilerde sinirlilik, titreme veya kalp çarpıntısı hissini uzatabiliyor. Ancak bilimsel sonuçlar çelişkili ve bu kombinasyonun sağlıklı insanların çoğu için tehlikeli olduğunu kanıtlamıyor. Diyetisyenler, asıl ciddi riskin greyfurtun bazı ilaçların etkisini değiştirmesi olduğu konusunda uyarıyor.
Kafein daha uzun süre kalabilir
Kafein, esas olarak karaciğer enzimi CYP1A2 tarafından parçalanıyor. 12 katılımcıyla yapılan küçük bir çalışma, büyük miktarda greyfurt suyunun kafeinin vücuttan atılımını yüzde 23 oranında azalttığını ve yarılanma ömrünü yüzde 31 oranında uzattığını ortaya koydu. Ancak araştırmacılar bu etkiyi küçük olarak nitelendiriyor ve çoğu insan için ciddi bir klinik önemi olmadığını belirtiyor.
Başka bir araştırma ise normal bir bardak greyfurt suyunun kafeinin parçalanması, kan basıncı veya kalp atış hızı üzerinde önemli bir etkisi olmadığını buldu. Bu nedenle veriler, herkesin böyle bir kahvaltıdan sonra kafeinin etkisini mutlaka daha uzun süre hissedeceğini söylemeye izin vermiyor.
Diyetisyen Malina Malkani, "İnsanlar kafeini farklı hızlarda parçalar" diyerek, daha hassas kişilerin kaygı, titreme, çarpıntı veya uyku sorunları yaşayabileceğini, diğerlerinde ise farkın muhtemelen fark edilmeyeceğini belirtiyor.
10 saat kuralı evrensel değil
Diyetisyen Julia Zumpano, greyfurtun kafeinden en az 10 saat sonra tüketilmesini öneriyor. Ancak bu, resmi sağlık kurumları tarafından onaylanmış genel kabul görmüş bir tıbbi kural değil, sadece bir uzman tavsiyesi.
Sağlıklı yetişkinlerde kafeinin yarısının vücuttan atılması ortalama dört saat sürüyor, ancak bu süre iki ila sekiz saat arasında değişebiliyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'ne göre bu hız; yaş, genetik, hamilelik, ilaçlar, sigara ve karaciğer sağlığı gibi faktörlere bağlı.
Bir kahveden sonra uzun süre sinirlilik ve hızlı nabız hissedenler, iki besini ayrı zamanlarda tüketebilir veya kafeinsiz bir içecek tercih edebilir. Ancak herkesin belirli bir saat beklemesi gerekmiyor.
Mide asidi artabilir
Kahve ve greyfurt, hassas midesi olan veya gastroözofageal reflüsü bulunan kişilerde ayrı ayrı şikayetlere yol açabiliyor. Kafein ile asidik turunçgil meyvesinin birleşimi, yanma, mide ekşimesi ve göğüs kemiği arkasında rahatsızlık hissi riskini artırabiliyor.
Bu, herkesin bu iki besini birlikte tüketmesinin sorun yaratacağı anlamına gelmiyor. Tepki kişiden kişiye değişiyor, bu nedenle en iyi yol, kahvaltıdan sonra tekrarlayan mide şikayetleri olup olmadığına bakmak.
Asıl büyük risk ilaçlar
En önemli uyarı kahvenin kendisiyle ilgili değil. Greyfurt, bağırsaklardaki CYP3A4 enzimini bloke ederek bazı ilaçların kana öngörülenden daha yüksek miktarda geçmesine neden olabiliyor. Diğer ilaçlarda ise emilimi azaltarak etkilerini zayıflatabiliyor.
Kolesterol için kullanılan bazı statinler, yüksek tansiyon ve kalp ritim bozukluğu ilaçları, nakil sonrası kullanılan ilaçlar, bazı sakinleştiriciler ve bazı alerji ilaçları ile sorun yaşanabiliyor. Bu gruplardaki tüm ilaçlar greyfurtla etkileşime girmiyor ve risk, aktif maddeye ve doza bağlı.
Diyetisyen Chris Mohr, "Parçalanma bloke edildiğinde ilacın konsantrasyonu öngörülenden daha yüksek olabilir" uyarısında bulunuyor. Greyfurtun bazı ilaçlar üzerindeki etkisi, tüketimden sonra da devam edebileceği için birkaç saat ara vermek her zaman sorunu çözmüyor.
Birkaç dilim meyveden ziyade greyfurt suyu daha riskli olabilir çünkü daha büyük ve konsantre miktarda alınmasına olanak tanıyor. İlaçlarında greyfurt uyarısı bulunan kişiler, greyfurtu tamamen bırakmalı veya dozu kendi başlarına değiştirmek yerine doktor ya da eczacılarına danışmalı.
Greyfurt, sabah kahvesini otomatik olarak tehlikeli bir kombinasyon haline getirmiyor. Veriler, kafein üzerinde en fazla zayıf ve değişken bir etki olduğunu gösteriyor, ancak belirli ilaçlarla birlikte tüketildiğinde sonuçlar ciddi olabiliyor. İlaç etiketi ve prospektüsü, kahvaltıda hangi besinlerin bulunabileceğine dair genel kurallardan daha güvenilir bir rehberdir.