Siyaset sahnesinde kenara itilmiş isimlerden İvaylo Mirçev, takım elbisesini toplayıp yeniden sahneye çıktı. bTV'nin stüdyosunda boy gösteren Mirçev, yeni söylemlerini ortaya attı: Kabine dış politikayı değiştiriyormuş ve oligarşi, Başbakanlık Ofis Şefi etrafında yeniden örgütleniyormuş.
Ancak Mirçev oldukça tedirgin, güvensiz ve kafası karışık görünüyordu. İleri sürdüğü iki tezi de savunamadı. Birinci tezini desteklemek için, aslında hiçbir zaman içinde olmadıkları 'İstekliler Koalisyonu'ndan çıktıklarını açıkladı. İkinci tezi için ise tek bir somut kanıt sunamadı.
Mirçev, 'Devametsin Bulgaristan' partisinin istediği gibi hareket etmesini beklediği bakanı da ifşa etti. İçişleri Bakanı Aleksandır Demerdjiev'in çalıştığını ancak kendi cephesinden destek görmediğini, bu yüzden muhalefetin devreye girmesi gerektiğini savundu. Mirçev, partisiyle birlikte oligarşiye karşı koyacaklarını ve Dragalevtsi'deki ses yalıtımı sorunuyla ilgili topladıkları belgeleri bugün kamuoyuna açıklayacaklarını iddia etti.
Programın sonunda Mirçev, PP-DB ittifakının cumhurbaşkanı adaylığı için kadro belirleme işine soyundu. Seçmenlerin beklentisinin Andrey Gyurov yönünde olduğunu, ancak son kararı kendisinin vereceğini söyledi. Gyurov'un başkan yardımcılığı için Kandev'i çağırıp çağırmayacağını da yine Gyurov'un açıklayacağını belirtti. Mirçev, tıpkı dün olduğu gibi bugün de 'Devametsin Bulgaristan'a net bir destek açıklaması yapmadı; sadece sağ seçmenin Avrupalı yanlısı bir adayla buluşacağını söylemekle yetindi.
Mirçev'in bu televizyon çıkışı, 'akıllı ve güzel' olarak nitelendirdikleri kitleyi kabineye karşı seçim öncesi bir saldırıya hazırlama amacı taşıyordu. Bu saldırının ilk işaret fişeği de geçen hafta 'The Guardian' gazetesinde yayımlanan bir makaleyle atılmıştı. Ancak Mirçev'in ortaya koyduğu tek şey, muhalefetin çaresizliği, fikir eksikliği ve sürekli değişen söylemleri oldu.