İngiltere, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim yerlerine yönelik yeni bir yaptırım paketi açıkladı. BBC'nin haberine göre, Dışişleri Bakanı Ed Miliband, hükümetin İsrail'in bu bölgedeki işgalini resmen yasa dışı olarak tanımladığını belirtti.
Alınan başlıca önlemler arasında, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim yerlerinde üretilen malların İngiltere'ye ithalatının yasaklanması yer alıyor. Londra ayrıca, yerleşim yerlerinin genişletilmesine yönelik inşaat ve finansman gibi hizmetler sağlayan şirketleri ve şahısları da yaptırım listesine ekleyecek. Yasa dışı yerleşim yerlerinin İngiltere topraklarında reklamının yapılması da kesin olarak yasaklandı.
Miliband, yaptırımların İsrail devletine değil, yalnızca yasa dışı yerleşim yerlerine ve bunların genişletilmesi faaliyetlerine yönelik olduğunu vurguladı. İngiltere, silah ve diğer malların ihracatına yönelik lisansları, bu malların işgalin sürdürülmesine önemli ölçüde katkı sağlayacağı durumlarda reddedecek. Bu önlem, işgal devam ettiği sürece yürürlükte kalacak.
İngiliz hükümeti, Filistin topluluklarına yönelik şiddeti desteklemek veya kışkırtmakla suçlanan yeni bir radikal İsrail yerleşimci grubuna karşı da yaptırım kararı aldı. Londra, yerleşim yerlerinin genişletilmesine, özellikle de Kudüs yakınlarındaki tartışmalı E1 projesine karşı daha hızlı harekete geçmek için mevcut küresel insan hakları yaptırım rejimini kullanacak. Söz konusu plan, Doğu Kudüs ile Maale Adumim yerleşim yeri arasında stratejik bir bölgede yeni bir İsrail yerleşimi inşa edilmesini öngörüyor. Plana karşı çıkanlara göre, bu projenin hayata geçirilmesi Batı Şeria'yı ikiye bölecek ve gelecekteki Filistin devletinin kurulmasını zorlaştıracak.
Miliband, milletvekillerine yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Batı Şeria'nın bazı bölgelerinde "etnik temizlik" yapıldığı konusunda hemfikir olduğunu belirterek, radikal yerleşimcileri Filistinli toprak sahiplerini topraklarından sürmekle suçladı. Miliband'a göre İsrail hükümeti bu duruma çok sık göz yumdu.
Londra'nın bu kararı, daha geniş bir uluslararası koordinasyonun parçası olarak geldi. Fransa ve Kanada da yasa dışı İsrail yerleşim yerlerinden gelen malların ithalatını yasaklayacaklarını duyurdu. Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Polonya, Portekiz ve İsveç de ek kısıtlamalara destek verdiklerini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan 12 ülke, İsrail'e yerleşim yerlerini genişletmeyi derhal durdurma çağrısında bulundu ve iki devletli çözüme olan desteklerini yineledi.
Filistin'in İngiltere Büyükelçisi Husam Zomlot, İngiliz yaptırımlarını "İngiltere-Filistin ilişkilerinde bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi. Zomlot, Londra'nın "kınama aşamasından sonuç alma aşamasına, sözden eyleme" geçmeye başladığını ifade etti.
Zomlot, Filistin'in toprakları aynı anda ilhak edilirken devlet olarak tanınmasının mümkün olmadığını belirterek, İngiltere'nin kararını "çok uzun zamandır gecikmiş" olarak değerlendirdi. Zomlot'a göre bu sadece bir başlangıç olmalı ve İngiltere, Avrupa'yı ve uluslararası topluluğu; devletlerin, şirketlerin, bankaların ve kurumların yasa dışı işgale katkıda bulunmasını veya bu işgalden kâr etmesini engelleyecek önlemlere yönlendirmeli.
Öte yandan İngiltere Yahudi Kurumları Konseyi, bu karara şiddetle karşı çıktı ve kararı "son derece sorumsuzca" olarak tanımladı. Kuruluş, hükümetin İsrail'e yönelik giderek daha cezalandırıcı bir yaklaşım benimsemesinin, İngiltere'deki Yahudi topluluğuna zarar verebileceği, antisemitizmi artırabileceği ve İsrail ile ilişkileri kötüleştirebileceği uyarısında bulundu.
Bu arada Miliband, İngiltere'nin İsrail'in güvenlik hakkını desteklemeye devam ettiğini, ancak bölgenin geleceğinin iki devletli bir çözüme dayanması gerektiğinde ısrar etti. Miliband ayrıca, Lübnanlı "Hizbullah"ın mali kanadına yönelik yeni yaptırımlar ile İran'a yönelik önemli ekonomik yaptırımların yeniden getirildiğini de duyurdu.