Dünyanın en ünlü yamyamı olarak bilinen İdi Amin'in torunu, İskoçya'ya çıkarma yaptı. İngiliz basını bugün bu manşetleri atıyor. İnsanlık, kanlı diktatör İdi Amin'i hâlâ 'Uganda Yamyamı' olarak hatırlarken, 25 yaşındaki torunu Aziz Abdül, Glasgow'da sahneye çıktı. Tek bir amacı var: altın madalyayı kazanıp İskoçya'da ağır sıklet kategorisinin en korkulan adamı olmak.
Genetik garip bir bilim olsa da spor yeteneklerinde elma ağacın dibine düşer. İskoçya'da düzenlenen İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları'nda Uganda heyeti, en ilginç sporcularından biriyle dünya medyasının dikkatini çekti. Ağır sıklet ringine çıkan Aziz Abdül, ring adıyla 'Ringo' olarak tanınıyor. Genç adam ağır bir miras taşıyor: 1970'lerde yaklaşık 500 bin kişinin ölümüne yol açan ve kendisine 'Yamyam' lakabını kazandıran eski askeri diktatör İdi Amin Dada'nın öz torunu.
Diktatörden ilham alıyor
Skandal akrabasının gölgesinden kaçmaya çalışması beklenirken, Aziz Abdül tam tersini yapıyor. Medyaya açıkça dedesinin en büyük ilham kaynağı olduğunu söylüyor. İdi Amin, darbeyle iktidarı ele geçirip Afrika tarihinin en acımasız tiranlarından biri olmadan önce oldukça başarılı bir sporcuydu. Diktatör, 1951'den 1960'a kadar üst üste dokuz yıl Uganda'nın yarı ağır sıklet boks şampiyonuydu. Torun, 'Dedemin başarıları bana ilham verdi. O da benim gibi ağır sıklet boksördü ve onunla gurur duyuyorum' diyor. Amin'den kalan en önemli tavsiyeye uyduğunu da ekliyor: Ringe yalnızca nakavtla kazanmak için çık, hakemlere iş bırakma.
Gizli silah 'Ringo Yumruğu'
Turnuva programında Abdül, İngiltere'den Avrupa gençler şampiyonu Damar Thomas ile karşılaşacak. Ugandalı boksör, Tyson Fury ya da Anthony Joshua gibi isimlerle ilgilenmediğini, kişisel idolünün Mike Tyson olduğunu söylüyor. Aziz, oyunlar için 'Ringo Yumruğu' adını verdiği özel bir gizli silah geliştirdiğini iddia ediyor. 'Size ondan bahsetmeyeceğim, zamanı gelince ringde göstereceğim. Aslanlar aslan doğurur. Bir aslan köpek ya da deve doğuramaz. Aslan, aslana benzemeli. Ben gerçek bir savaşçıyım, onun oğlunun oğluyum' diyerek ailesine özgü eksantrik üslubuyla konuşuyor.
'Son İskoçya Kralı'nın izinde
İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları'nın yapıldığı yer, boksörün ailesi için büyük sembolik değer taşıyor. 1970'lerde İdi Amin'in İskoçya'ya karşı tuhaf ve takıntılı bir hayranlığı vardı. Sık sık geleneksel İskoç eteği (kilt) giyer, gayda çalar ve hatta kendini resmen 'İskoçya'nın Son Taç Giymiş Hükümdarı' ilan etmişti. Bu hikâye, Forest Whitaker'a Oscar kazandıran filme de ilham kaynağı olmuştu. Torun, aile fantezisini İngiliz topraklarında tamamlamaya kararlı görünüyor: 'Altın madalyayı kazanırsam, İngiliz Milletler Topluluğu'nun en kötü çocuğu, Glasgow'un en kötü çocuğu ve İskoçya'nın yeni kralı ben olacağım!'