İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), gece boyunca Güney Lübnan'ın birçok bölgesinde İran yanlısı Hizbullah hareketine ait militanlara ve altyapıya saldırılar düzenlediğini ve düzenlemeye devam edeceğini açıkladı, Reuters bildirdi. IDF'ye göre saldırılar, Hizbullah'ın ateşkesi defalarca ihlal etmesine bir yanıt niteliğinde.
Lübnan Ulusal Haber Ajansı, İsrail saldırılarında Güney Lübnan'da 15 kişinin öldürüldüğünü bildirdi. Gerilim tırmanışı, İran ile ABD arasında İsviçre'de Ortadoğu'daki savaşı sona erdirmek için planlanan görüşmelerin ertelendiği bir zamanda geldi.
İsrail Savunma Kuvvetleri Birçok Bölgeye Saldırı Düzenlediğini Açıkladı
İsrail ordusu, hedeflerin Hizbullah militanları ve altyapısıyla bağlantılı olduğunu belirtti. IDF'nin pozisyonuna göre operasyon, varılan ateşkese rağmen devam eden tehditlere karşı yöneltildi.
İsrail, Hizbullah'ın ateşkesi defalarca ihlal ettiğini iddia ediyor. Öte yandan Lübnan Ulusal Haber Ajansı, saldırılarda 15 kişinin öldürüldüğünü bildirdi ve bu da geceki gerilimin ağırlığını keskin bir şekilde artırdı.
Yeni saldırılar, Güney Lübnan'ın bölgesel ateşkesteki en kırılgan nokta olduğu endişelerini artırıyor. Diplomatlar savaşı durdurmaktan söz ederken sahada saldırılar, ölümler ve karşılıklı suçlamalar devam ediyor.
Güney Lübnan En Tehlikeli Cephe Olmaya Devam Ediyor
Reuters daha önce İsrail'in Güney Lübnan'da genişletilmiş bir askeri kontrol bölgesi haritası yayınladığını ve İsrailli yetkililerin, ülkenin bu bölge dışında da saldırı olasılığını dışlamadığını bildirdi. Bu yeni gerginliğe yol açtı çünkü ABD-İran gerilimi düşürme çerçevesi, Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin garanti altına alınmasını öngörüyor.
İsrail, kuzey bölgelerini Hizbullah saldırılarından koruma yeteneğini sürdürmesi gerektiğinde ısrar ediyor. Hizbullah ise Lübnan topraklarında İsrail güvenlik bölgeleri fikrini reddediyor ve İsrail'in tamamen çekilmesinde ısrar ediyor.
Böylece Güney Lübnan, tüm diplomatik formüllerin savaş gerçekliğiyle çarpıştığı yer haline geliyor. Bu cephe kontrol altına alınmazsa, Washington ile Tahran arasındaki herhangi bir anlaşma sürekli tehdit altında kalacak.
İsviçre Görüşmeleri Erteleniyor
Saldırı haberi, ABD ile İran arasında İsviçre'de planlanan görüşmelerin ertelenmesinin ardından geldi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İranlı yetkililerle görüşmek üzere planlanan bir seyahatten vazgeçti ve Beyaz Saray, değişikliğin nedeni olarak sürecin karmaşık lojistiğini gösterdi.
Reuters'a göre İran, müzakerelerin sonraki turlarına devam etmeden önce ABD tarafından geçici anlaşmaların uygulanmasına dair işaretler görmek istedi. Bu arada, Lübnan'da devam eden İsrail operasyonları, bölgesel ateşkesin ne ölçüde korunabileceğini sorgulatıyor.
Sorun artık sadece delegasyonların masaya ne zaman oturacağı değil. Mesele, Lübnan'daki olayların, görüşmeler daha esasen başlamadan önce müzakere fikrini içeriksiz bırakıp bırakmayacağı.
Anlaşma Kırılgan Çünkü İsrail Dahil Değil
ABD-İran anlaşmasının, İran'ın nükleer programının geleceği de dahil olmak üzere kalıcı bir düzenleme için 60 günlük müzakerelere izin vermesi gerekiyor. Reuters, İsrail'in bu görüşmelere doğrudan katılmadığını ve hem Nisan ateşkesinden hem de Washington ile Tahran arasındaki son çerçeveden uzak durduğunu belirtiyor.
Bu, sürecin temel zayıflığıdır. Washington ve Tahran ilkeler üzerinde anlaşabilir, ancak İsrail Lübnan'daki operasyonlarına devam eder ve Hizbullah İsrail mevzilerine saldırılarını sürdürürse, ateşkes tam da en zor onarılacak yerde bozulacak.
Reuters ayrıca anlaşmanın Lübnan da dahil tüm cephelerde savaşın sona ermesini içermesi gerektiğini, ancak İsrail'in pozisyonunun, kuzey İsrail bölgelerinin güvenliğinin askeri hareket özgürlüğü gerektirdiği yönünde olduğunu bildirdi.
Bölge Yeniden Uçurumun Eşiğinde
Güney Lübnan'daki saldırılar, diplomatik sürecin zaten istikrarsız göründüğü bir zamanda geliyor. Savaş, enerji piyasalarını şimdiden sarstı, Hürmüz Boğazı'nda yeni bir anlaşmazlık başlattı ve Washington, Tel Aviv ve Tahran arasındaki ilişkileri baskı altına aldı.
Lübnan için bedel en doğrudan. Ülkenin güneyi saldırı, yıkım ve korku bölgesi olmaya devam ediyor ve her yeni saldırı, insanların resmi olarak ilan edilmiş bir ateşkes altında bile normal hayata dönememe riskini artırıyor.
Bu geceki olaylar, büyük diplomasinin kimsenin tam olarak kontrol edemediği bir cephe tarafından ne kadar kolay etkisiz hale getirilebileceğini gösteriyor. İsrail ve Hizbullah saldırılarını sürdürürse, İsviçre'deki ertelenen görüşmeler teknik bir ara değil, barış sürecinin çoktan zemin kaybettiğinin ilk işareti olabilir.