ABD Başkanı Donald Trump, Gazze'deki savaşı sona erdirme çabalarında tarihi bir ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Trump, Barış Konseyi'nin Hamas ve diğer tüm silahlı grupların tamamen silahsızlandırılması ve ardından İsrail güçlerinin geri çekilmesi konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu. Anlaşmanın aşamalı olarak uygulanması ve yeni bir Filistin yönetiminin önünü açması planlanıyor, ancak tarafların tutumları en zorlu kısmın henüz başlamadığını gösteriyor.
Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, "Barış Konseyi, Hamas ve Gazze'deki diğer tüm silahlı grupların tamamen silahsızlandırılması için tarihi bir anlaşmaya vardı" ifadelerini kullandı. Trump, anlaşmanın Gazze'nin artık terör saldırıları için bir üs olarak kullanılmayacağını ve İsrail'in hak ettiği güvenliğe kavuşacağını vurguladı.
Açıklanan plana göre, silahların teslim edilmesi ve imha edilmesi, İsrail ordusunun kademeli olarak geri çekilmesiyle eş zamanlı ilerleyecek. Nisan sonu itibarıyla İsrail güçlerinin Gazze topraklarının yaklaşık üçte ikisini kontrol ettiği belirtilirken, geri çekilmenin takvimi ve aşamaları en hassas konulardan biri olarak öne çıkıyor.
Uluslararası istikrar güçleri, yeni oluşturulacak bir Filistin polis teşkilatıyla birlikte görev yapacak. Bu güçlerin amacı güvenliği sağlamak, silahsızlanma sürecine destek olmak ve sivil yönetimin yeniden tesisi ile insani yardım ulaştırılması için koşulları oluşturmak olacak.
Trump, arabuluculuklarından dolayı Mısır, Katar ve Türkiye'ye teşekkür etti. Müzakerelerin Kahire'de yürütüldüğünü ve bunun, çatışmayı sona erdirme, Gazze'yi yeniden inşa etme ve yönetimi kademeli olarak Filistinli bir teknokrat yönetimine devretmeyi öngören 20 maddelik planının bir parçası olduğunu belirtti. Anlaşma, Trump'ın Eylül 2025'te açıkladığı 20 maddelik planın ikinci ve çok daha zorlu aşamasını oluşturuyor. İlk aşama ateşkes, İsrailli rehinelerin serbest bırakılması ve Filistinli mahkumların salıverilmesine odaklanmıştı.
ABD Başkanı, "Bu, Gazze'nin nihayet Barış Konseyi ile birlikte çalışacak, Filistin halkı için daha iyi bir yaşam ve İsrail için güvenlik sağlayacak yeni bir Filistin yönetimine kavuşması yolunda kilit bir adımdır" dedi.
Barış Konseyi, Ocak 2026'da Trump'ın başkanlığında resmen kuruldu. Konsey, geçiş yönetimini, silahsızlanmayı ve harap olmuş bölgenin yeniden inşasını denetleyecek. Eski Bulgaristan Dışişleri Bakanı Nikolay Mladenov ise Gazze için üst düzey temsilci ve yerel yönetimle irtibat görevlisi olarak atandı.
Resmi ABD planı, silahların uluslararası denetim altında kullanımdan kaldırılmasını öngörüyor. Ayrıca dışarıdan finanse edilen bir silah satın alma ve teslim programı, askeri altyapının yıkılması ve savaşçıların bir kısmının sivil hayata döndürülmesi de gündemde. Silahsızlanma süreci tek seferlik bir teslimattan ibaret olmayacak; önümüzdeki 14 gün içinde netleşecek özel bir yol haritası izlenecek. Bu haritanın temel mekanizması karşılıklılık ilkesi olacak: Bir tarafın doğrulanmış her adımı, diğer tarafın buna karşılık gelen bir adım atmasını tetikleyecek. Özellikle, Gazze'nin belirli bir bölgesinde silahsızlanma doğrulandığında, İsrail güçleri o bölgeden çekilecek ve güvenlik sorumluluğu, Ulusal Gazze Yönetim Komitesi'nin kontrolündeki yeni Filistin polis gücüne devredilecek.
Ancak bu büyük açıklamanın ardında ciddi görüş ayrılıkları yatıyor. Bir Hamas yetkilisi, varılan noktayı nihai bir anlaşma değil, bir proje olarak nitelendirdi ve İsrail'in geri çekilmesinin silahsızlanmadan önce gelmesi gerektiğinde ısrar etti. Hamas'ın diplomatik temsilcisi Ghazi Hamad, silah bırakma kararını Filistin halkı için bir fedakarlık olarak nitelendirirken, başarı için İsrail'in de üzerine düşeni yapması gerektiğini belirtti. Hamad, "İsrail anlaşmayı yerine getirmezse, biz de getirmeyiz" uyarısında bulundu. Ayrıca silahların, Barış Konseyi tarafından önerilen ve Hamas'ın yetkiyi devrettiği Ulusal Gazze Yönetim Komitesi'ne teslim edileceğini, İsrail'in silahsızlanma sürecine dahil olmayacağını vurguladı. İsrailli yetkililer de koşulların bir kısmından memnuniyetsizliklerini dile getirirken, ülkenin güvenliğinin garantisi olarak Gazze'nin tamamen silahsızlandırılmasında ısrar ediyor.
Planın kaderini belirleyecek en kritik nokta tam da bu sıralama meselesi. İsrail önce silahların doğrulanabilir şekilde teslim edilmesini isterken, Hamas İsrail ordusu bölgeden çekilmeden silah bırakmayı reddediyor. Müzakerecilere göre, taraflar karşılıklı güvensizliği aşabilirse, anlaşmanın tamamen uygulanması 200 ila 320 gün sürebilir.
İsrail, doğrudan kontrolü altında olmayan Gazze bölgelerine sınırlı sayıda uluslararası askerin girmesine prensipte izin verdi. İlk etapta Fas ve Uganda gibi ülkelerden yaklaşık 200 kişilik bir kuvvetin görev yapması bekleniyor, ancak her ülkenin katılımı ayrı ayrı onaylanacak.
Diplomatik atılım, devam eden şiddet olaylarının gölgesinde gerçekleşiyor. Açıklamanın yapıldığı gün İsrail saldırılarında aralarında iki çocuğun da bulunduğu altı Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Reuters'ın aktardığı bu bilgi, müzakere masasındaki ilerlemeye rağmen sürecin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.
Anlaşma uygulanabilirse, Gazze'de savaşın başından bu yana en köklü değişime yol açabilir: Hamas'ın silahlı yönetiminin sona ermesi, İsrail güçlerinin geri çekilmesi ve uluslararası gözetim altında yeni bir Filistin yönetiminin ortaya çıkması. Ancak şu an için bu sadece bir çerçeve olarak kabul ediliyor ve başarısı, detaylara, denetim mekanizmalarına ve silahlı tarafların verdikleri taahhütleri gerçekten yerine getirme isteğine bağlı olacak.
Barış Konseyi'nin Gazze üst düzey temsilcisi Nikolay Mladenov, Facebook hesabından yaptığı açıklamada anlaşmayı doğrulayarak, "Bugün Hamas'ın silahsızlandırılması ve Gazze'de sivil yönetime geçiş için anlaşmaya vardık. Aylar süren son derece zorlu müzakerelerin ardından bu noktaya geldik. Başaracağımıza inanmadığım anlar oldu" ifadelerini kullandı. Mladenov, başarının anahtarının uygulama ve denetim olduğunu vurgulayarak, "Çekilme, silahsızlanmayla el ele gitmeli" dedi. Mladenov ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğine ve ABD, Mısır, Türkiye, Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri'ne tarafları müzakere masasında tutma çabaları için teşekkür etti. "Özellikle süreçten ayrılmanın çok daha kolay bir seçenek gibi göründüğü günlerde müzakerecileri masada tutmaya yardımcı oldukları için" diye ekledi. Mladenov, mesajını "İş devam ediyor" sözleriyle bitirerek anlaşmanın ne kadar kırılgan olduğuna dikkat çekti.