Icerige atla
Kültür ⭐ 80/100

En Ünlü Firavunla İlgili Sır Aydınlığa Kavuştu

En Ünlü Firavunla İlgili Sır Aydınlığa Kavuştu

Arkeologlar, bazı bilim insanlarının Tevrat'taki Hz. Musa hikayesiyle ilişkilendirdiği Mısır'ın en ünlü firavunlarından birinin isminin kazılı olduğu antik bir taş kiriş keşfetti. Kahire'nin yaklaşık 145 kilometre kuzeydoğusundaki Tel Abu Saifi'de yürütülen kazılarda, araştırmacılar kayıp antik kent Mesen'e ait olduğuna inanılan kalıntılara ulaştı. Bu kent, İsrailoğullarının Mısır'dan Çıkışı'na dair Tevrat'taki olaylarla bağlantılı kilit bir askeri yolun üzerinde yer alıyordu.

Taştaki Yazılar ve Tevrat'la Bağlantısı

Bulunan eserler arasında, üzerinde Kral II. Ramses'in isminin yer aldığı 3000 yıllık bir taş dikkat çekiyor. Firavun, Hz. Musa ile ilişkilendiriliyor; zira Mısır'dan Çıkış kitabında, köleleştirilen İsrailoğullarının onun adını taşıyan, yani Ramses veya Pi-Ramses adlı bir kenti inşa ettiğinden bahsediliyor. İki parçaya ayrılmış olan antik taş eşiğin üç yüzeyinde, firavunun unvanlarını içeren hiyeroglifler yazılı. Yazıt ayrıca, "Mesen Kentinin Efendisi" olarak tanımlanan tanrısal şahin Horus'un heykelinin restorasyonuna dair bilgiler de içeriyor.

Mesen kentinin Mısır'dan Çıkış hikayesiyle bağlantısı, Mısır'ı Sina Yarımadası ve Kenan ile bağlayan ve "Horus'un Askeri Yolu" olarak bilinen güzergah üzerinde konumlanmasına dayanıyor. Bazı bilim insanları bu rotayı, Tevrat'ta geçen "Filistinlilerin topraklarından geçen yol" olarak tanımlıyor. Ancak Tevrat'taki metne göre, Tanrı'nın olası bir savaşta İsrailoğullarının korkup Mısır'a geri döneceğinden endişe etmesi üzerine, Hz. Musa ve halkı bilerek bu ana yoldan saptırıldı. Bu nedenle bu keşif, Hz. Musa'nın tam olarak oradan geçtiğine dair doğrudan bir kanıt sunmasa da değerli bir tarihsel bağlam sağlıyor.

MÖ 1279'dan MÖ 1213'e kadar hüküm süren II. Ramses, 100 binden fazla kişiden oluşan bir orduya komuta ettiği askeri gücü ve stratejik dehasıyla tanınıyordu. Tevrat'taki firavunla olan bağlantısı, tarihçiler arasındaki en popüler hipotezlerden biri olmaya devam ediyor.

Diğer Keşifler

Taş yazıtın yanı sıra arkeologlar, kerpiçten yapılmış devasa bir duvar ve kapılarla çevrili iyi tahkim edilmiş bir tapınak kompleksinin kalıntılarını da gün yüzüne çıkardı. Depo odaları, tapınağa açılan iki taş yol ve şahin heykellerine ait parçalar da bulunan eserler arasında. Yerleşim yeri, II. Ramses'in hükümdarlığından çok sonra da varlığını sürdürdü ve MS 3. yüzyılda buranın bazı kısımları Roma askeri kışlalarına dönüştürüldü. Ekip ayrıca bazalttan oyulmuş kraliyet figürünün gövdesini, başı ve bacakları olmayan geç döneme ait bir heykel ile kireçtaşı ve bazalt şahin heykellerinin parçalarını da keşfetti.

Nisan ayında ise Mısır'ın Nil Deltası'nın doğusunda kazı yapan bir ekip, II. Ramses'i tasvir eden antik bir heykelin bir kısmını buldu. Ülkenin Eski Eserler Yüksek Konseyi tarafından yürütülen güncel kazılarda, Kızıldeniz'in kuzeybatısındaki Tel Farun'da büyük heykelin bacakları ve kaidesi de dahil olmak üzere bazı parçaları ortaya çıkarıldı.

Kazılarda çıkarılan parça yaklaşık iki metre yüksekliğinde ve yetkililere göre ağırlığı beş ila altı ton arasında tahmin ediliyor. Heykelin bazı kısımları aşınmış ve hasar görmüş olsa da arkeologlar, MÖ 1550'den MÖ 1070'e kadar süren ve Mısır'da Yeni Krallık dönemi olarak bilinen dönemde yaratılan kraliyet heykelleriyle ilişkilendirmek için yeterli detayın kaldığını belirtiyor. Erken analizler, heykelin başlangıçta bulunduğu yer için oyulmamış olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, eserin Nil Deltası'nda II. Ramses tarafından kurulan büyük kraliyet kenti Pi-Ramses'ten buraya taşınmış olabileceğini düşünüyor.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü