Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde görülen yeni Ebola salgını için uluslararası kamu sağlığı acil durumu ilan etti. Salgının kontrol altına alınması, onaylanmış bir aşının bulunmaması ve bölgedeki silahlı çatışmalar nedeniyle oldukça zorlu bir süreç olarak değerlendiriliyor. Haberi Bulgaria ON AIR, BBC'ye dayandırarak duyurdu.
Uzmanları en çok endişelendiren detay ise epideminin on yıldan uzun süredir görülmeyen nadir Bundibugyo virüsünden kaynaklanması. Bu virüs türü için henüz onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi yöntemi bulunmuyor.
Ebola, tıbbın bildiği en tehlikeli viral hastalıklardan biri. Virüs insanlara genellikle enfekte meyve yarasaları gibi hayvanlarla temas yoluyla bulaşıyor. Daha sonra ise hasta kişinin vücut sıvılarıyla temas edenler arasında hızla yayılıyor.
Hastalığın ilk belirtileri grip veya sıtmayı andırıyor; yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrıları görülüyor. İlerleyen aşamalarda ise kusma, ishal, organ yetmezliği ve kanamalar tabloya ekleniyor.
Bundibugyo virüsü ilk kez Uganda'da tespit edilmiş ve bugüne kadar sadece 2007 ile 2012 yıllarında iki kez salgına yol açmıştı. Yaygın Zaire ve Sudan suşlarına kıyasla ölüm oranı daha düşük olsa da, mevcut salgındaki vakaların yaklaşık dörtte biri maalesef ölümle sonuçlandı.
Aşı eksikliği en büyük handikap. Bilim insanları, diğer Ebola türlerine karşı geliştirilen aşıların en azından kısmi bir koruma sağlayıp sağlamadığını araştırıyor. DSÖ ayrıca, Kovid-19 salgını sırasında geliştirilen deneysel antiviral ilaç obeldesivir'in sıkı gözetim altında test edilmesini öneriyor.
Salgınla mücadele, Kongo'nun doğusundaki ağır güvenlik durumu nedeniyle sekteye uğruyor. Bölgede çok sayıda silahlı grup aktif. Uluslararası kuruluşların verilerine göre yaklaşık 250 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Halkın sürekli yer değiştirmesi ve sınır kontrollerinin zayıflığı, virüsün komşu ülkelere sıçrama riskini artırıyor. Sağlık ekipleri, bozuk altyapı ve saatler süren zorlu yolculuklar nedeniyle hastalara ulaşmakta büyük güçlük çekiyor.
Sağlık otoritelerinin yaptığı incelemelere göre, bilinen ilk vaka 24 Nisan'da semptomlar gösteren bir hemşire. Kadın, Bunia şehrinde hayatını kaybetti ve cenazesi geleneksel tören için Mongbwalu'ya götürüldü. Yetkililer, cenaze töreninde ölen kişinin bedenine temas edilmesi nedeniyle virüsün hızla yayıldığını belirtiyor. Afrika'da bu tür geleneksel cenaze ritüelleri, geçmişte de Ebola'nın yayılmasında kilit rol oynamıştı.
Tüm bu endişelere rağmen uzmanlar, mevcut durumun Kovid-19 pandemisiyle kıyaslanamayacağının altını çiziyor. DSÖ'nün değerlendirmesine göre, virüsün Orta ve Doğu Afrika dışına yayılma riski şimdilik düşük. Ancak aşı eksikliği ve bölgedeki istikrarsızlık nedeniyle uluslararası sağlık otoriteleri gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor.