Avrupa Komisyonu çocukların sosyal medya, yapay zeka sohbet robotları, video platformları ve çevrimiçi oyunlara erişimini sınırlamaya yönelik kapsamlı bir girişim hazırlarken, ülkemizde konu henüz siyasi gündemde değil.
Ülkemizdeki çocuklar özellikle savunmasız. Bunun nedeni sadece çocukluğun akıllı telefon üzerinden geçmesi değil. Çocukların yüzde 80'i 10 yaşını doldurmadan çevrimiçi oluyor, 12 yaşından sonra ise hemen hemen hepsinin kendi cihazı var. Asıl neden, ağın karanlık yüzüne karşı Avrupa'da en zayıf "bağışıklık sistemine" sahip olmaları. Bu, gerçeği yalanlardan, dolandırıcılıklardan ve manipülasyonlardan ayırt etmeye yardımcı olan eleştirel düşünme ve okuduğunu anlama becerisi.
Buna sözde fonksiyonel okuryazarlık deniyor ve PISA testlerinin gösterdiği üzere Bulgar çocuklarında bu beceri çok düşük seviyede. Buna karşılık ülkemizde çocuklar dijital dikkat dağınıklığına diğer birçok ülkeye göre daha fazla açık.
Yasakların nasıl etki edeceği net değil. Ama bir şey yapılması gerekiyor. Başlangıç için ebeveynlerin ve öğretmenlerin birlikte dikkatli ve destekleyici bir denetim uygulamayı denemesi gerekiyor. Çocukların ilgisini gerçek dünyada ilginç uğraşlara çekmeleri de önemli.
Konuyla ilgili materyali burada okuyun.