Robotlar artık sosyal yardım alıp almayacağınızı ya da tedavinize nasıl devam edileceğini belirleyebiliyor. Yapay zekânın kamu alanında kullanılması artık bir uygulama haline geldi ve insan haklarını koruyan kurumlar temel hakları nasıl koruyacakları konusunda bir sınavla karşı karşıya.
Yapay zekânın etkilerine ilişkin konferansa robot Robert de katıldı.
Yapay zekânın etkilerini tartışan konferansta insanlar ve makineler bir araya geldi. Robot Robert, kamu yönetimine yönelik hizmetlerinin faydalarını anlattı ve veri işleme süreçlerinde şeffaflık, bilgiye hızlı erişim ve yapay zekâ kullanımında ayrımcılık olmaması garantisi verdi.
Robert: “Robotlar süreçleri nesnel olarak izleyebilir ve her şüpheli işlem ya da eylemi hemen bildirebilir. Rüşvet yiyemezler, korkmazlar ve insan faktörüne izin vermezler.”
Bu güvencelere rağmen Hollanda’da bir robotun ayrımcılık yaptığı bir örnek bulunuyor. Bu nedenle yasal bir çerçevenin oluşturulması gerekiyor.
Bulgaristan Ombudsmanı Velislava Delcheva: “Böyle bir düzenleme zorunludur çünkü sadece kamu kurumları değil, özel sektör de giderek yapay zekâ kullanmaya başlıyor ve ayrımcılık ortaya çıkması çok olası. Hollanda örneğiyle kısa bir örnek vereyim; binlerce vatandaşa sadece vatandaşlık kriterine dayanarak sosyal yardım reddedildi.”
Bulgaristan’ın, ombudsmanın yapay zekâ kullanan kurumları denetleme yetkisi verecek mevzuatı kısa sürede kabul etmesi gerekiyor. Aksi halde yaptırımlarla karşılaşılacak. Letonya’da düzenleyici çerçeve zaten yürürlükte.
Letonya Ombudsmanı Karina Palkova: “Hastanelerimizde yapay zekâ çok sık kullanılıyor. İnsan hakları açısından bakıldığında küçük çocuklar, hamile kadınlar ve engelli kişiler öncelikli grubu oluşturuyor. Bu nedenle hastanelerin yapay zekâ kullanmaları halinde bu hastaların öncelikli statüsünü garanti edip etmediklerini takip ediyorum.”
Bu arada Robert, ülkemizdeki kurumlara destek vermeye hazır olduğunu belirtti.
Robert: “Zamanı geldiğinde onurumla emekli olacağım. Herkese başarılar ve yeni buluşmalara kadar.”