Beyaz Saray Basın Sözcüsü Caroline Levitt, ikinci çocuğunun doğumunun ardından ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istediğini belirterek görevinden ayrılıyor. Sosyal medyada yaptığı paylaşımda, işine ayırdığı zaman ve enerji nedeniyle çocuklarının hak ettiği anne olamadığını fark ettiğini dile getiren 28 yaşındaki Levitt, Ağustos ayı sonu itibarıyla Beyaz Saray'dan ayrılacak. ABD Başkanı Donald Trump, ABD tarihinin en genç basın sözcüsü olan Levitt'in görevini bırakacağını Truth Social hesabından duyurdu.
Trump, paylaşımında, “En güvendiğim yardımcılarından biri olan harika Beyaz Saray Basın Sözcümüz Caroline Levitt, güzel çocukları ve ailesiyle daha fazla zaman geçirebilmek için ay sonu itibarıyla görevinden ayrılacak. Bu kararı tamamen anlıyor ve saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca Levitt'in, kasım ayında yapılacak ve kendi adına büyük bir test olarak görülen ara seçimler öncesinde kilit bağımsız danışmanlarından biri olmaya ve Cumhuriyetçi Parti'de etkili bir figür olarak yer almaya devam edeceğini belirtti.
1997 doğumlu ve New Hampshire eyaletinin Atkinson kasabasında yaşayan Levitt, 2025 yılında göreve başladığında 27 yaşındaydı ve Trump tarafından “akıllı, sert ve son derece etkili bir iletişimci” olarak övülmüştü. Levitt, Beyaz Saray'daki görevinden önce Trump'ın ilk yönetiminde, Cumhuriyetçi Temsilci Elise Stefanik'in ekibinde, seçim kampanyasının sözcülüğünde ve geçiş dönemi basın ekibinde yer alarak sadakatini kanıtlamıştı. 1 Mayıs'ta iş insanı Nick Ritchie ile Vivian adında bir kız çocuğu dünyaya getiren Levitt'in, Temmuz 2024'te doğan Niko adında bir oğlu daha bulunuyor.
MAGA tabanının sevdiği isimlerden biri olan Levitt, geleneksel basın sözcülerinin aksine Beyaz Saray ile gazeteciler arasında tarafsız bir arabulucu olmayı reddetti. Brifingleri bir bilgi alışverişi alanından ziyade bir siyasi sahneye dönüştüren Levitt, sık sık medyayla doğrudan çatışmaya girdi ve gazetecilerin sorularının ardındaki niyetleri sorguladı. Göreve geldiğinden itibaren muhafazakar ve çevrimiçi yayınlara daha fazla erişim sağlarken, geleneksel medyanın brifinglerdeki ton belirleyici gücünü kırdı.
Levitt'in dönemi, Trump yönetiminin geleneksel medyaya yönelik küçümsemesini simgeleyen skandallarla da gündeme geldi. Levitt, Trump'ın talimatıyla Associated Press'in (AP) bazı Beyaz Saray brifinglerine erişimini yasakladı ve bir AP muhabirini Air Force 1'den men etti. Bu yasak, AP'nin stil kılavuzunda “Meksika Körfezi” yerine “Amerikan Körfezi” ifadesini kullanmayı reddetmesinin ardından patlak vermişti. Levitt ayrıca, Trump'ın her sözünü mutlak gerçek olarak savunduğu ilk resmi brifinginde, ABD'nin Gazze'de prezervatif finansmanına yönelik 50 milyon dolarlık bir USAID planını engellediğini iddia etmiş; ancak USAID programlarında böyle bir bulguya rastlanmamıştı.
Levitt'in ayrılığı, Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden sonraki ilk büyük sınavı olan ara seçimler öncesinde, başkanın şu anki düşük onay oranlarıyla birlikte değerlendiriliyor. Levitt'in Beyaz Saray Basın Sözcüsü olarak bıraktığı tartışmalı mirasın, Batı Kanadı ekiplerinin genellikle öncekilerin çalışmalarının üzerine inşa etmesi nedeniyle Trump'ın ikinci yönetiminden sonra da etkisini sürdürmesi bekleniyor.