Adalet Bakanlığı, anayasa değişikliklerine ilişkin somut metinleri artık soyut bir reform olarak değil, yeni Yüksek Yargı Konseyi'nin çalışmalarına başlandığı ilk günlerde sunulması gereken gerçek bir proje olarak hazırlıyor. Bakan Nikolay Naydenov, BNR'ya verdiği röportajda ekibinin iki düzeyde eş zamanlı çalıştığını doğruladı: kavramsal düzeyde ve tamamen hazırlanmış hukuki formülasyonlarla. Amacın, yıl sonuna kadar ya da en geç gelecek yılın ilk haftalarında gerekçeleriyle birlikte kamuoyunun görüşüne sunulacak somut öneriler ortaya koymak olduğunu söyledi.
Bu değişikliklerin, Yüksek Yargı Konseyi üyelerinin eylemleri üzerinde ilk günden itibaren işleyecek bir önleme ve denetim mekanizması getirmesi gerekiyor. Naydenov, reformun sistemin iç bağımlılıklara, şantaj malzemelerine ve yıllarca yargı erkindeki güveni sarsan gayriresmi çevrelerden korunması için tasarlandığını vurguladı.
Bakan, değişikliklerin felsefesini şöyle özetledi: yargı sistemi, siyasi iradeye ya da kamuoyuna yansıyan rastgele skandallara bel bağlamak yerine kendi kendini temizleyebilecek gerçek araçlara sahip olmalı. Bu kapsamda Adalet Bakanlığı'na bağlı müfettişliğin işlevinin yeniden değerlendirilmesi öngörülüyor. Müfettişlik ihlallere ilişkin bilgiyi toplar, inceler ve özetler. Mevcut haliyle bakanın anayasal görevini yerine getirmesine yeterince yetkiyle destek veremiyor ve bu durumun değiştirilmesi gerekiyor.
Naydenov kararlı bir şekilde, reformun yeni Yüksek Yargı Konseyi göreve başlamadan önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Aksi halde görev süreleri dolmuş, skandal ve bağımlılıklara karşı tepki veremeyen kurumlarla dolu "Augias ahırları" durumunun tekrarlanacağı uyarısında bulundu.
Anayasa değişiklikleriyle paralel olarak yeni Yüksek Yargı Konseyi seçimi de sürüyor. Bakan bu süreci sistemin geleceği açısından kritik olarak tanımladı. Kendisine hakimler üzerinde hukuka aykırı etki yapıldığına dair işaretler ulaştığını, aralarında belirli adayların yararına çalışan bir "savcı kabini"nin de bulunduğunu kabul etti. Naydenov bu eylemlere tanık olmadığını ancak bu tür uygulamaların fark edilmeden kalmayacağını belirtti.
Ağustos sonu itibarıyla hakimler üzerinde baskı olduğuna dair ihbarlar aldığını daha önce açıklamıştı. Şimdi ekledi: "Kendini savcı kabini olarak yeniden organize edenler bilsin ki bu durum fark edilmeden kalmıyor."
Bakan, yeni Yüksek Yargı Konseyi'ne "gizli cüceler", "elma" ya da "noterler" olarak tanımladığı kişilerin girebileceği riskini dışlamadı. Hatta bu çevrelerin açık temsilcilerinin bile seçilebileceğini söyledi. Naydenov, umudunu parlamento prosedürünün şeffaflığına ve mesleki kotada yer alacak hakimlerin vicdanına bağladı. "Mükemmel ahlaka ve dürüstlüğe sahip insanlar olmaları gerekiyor" dedi.
Şantaj malzemesi taşıyan flash bellekler ve bağımlılıklar konusunda Bakan önemli bir ayrım yaptı. Ona göre korkutucu olan şantaj malzemesinin ortaya çıkarılması değil, çıkarılmaması. Çünkü o durumda malzeme, gelecekteki bir Yüksek Yargı Konseyi üyesi üzerinde bağımlılık aracı olarak kullanılıyor.
Naydenov, "şantaj bankalarına" yani bu malzemeleri kimlerin tuttuğuna ve bunlarla neyi başardıklarına ulaşılması gerektiğini savundu. Ona göre işte bu ağlar yargı sistemini baltalamış ve sistemi gizli bağımlılıkların alanı haline getirmişti.
"Petrohan" davası ve ceza soruşturması ile kamuoyu arasındaki sınır da Bakan'ın gündemindeydi. "Petrohan" konusundaki basın toplantısını "son derece hassas" olarak nitelendirdi. Adalet Bakanlığı'nın organizasyonunda ya da açıklanan bilginin sunumunda rolünün bulunmadığını belirtti, ancak verilerin özünün kilit önemde olduğunu vurguladı.
Bakan'a göre ceza soruşturması mahkemeye gitmeyecek, çünkü bilirkişi raporunda adı geçen fail hayatta değil. Ancak olayın kamuoyunda aydınlatılması, tüm gerçeğin anlaşılmasının tek yolu.
Sarafof davasında Bakan mücadelesini sürdürüyor. Naydenov, soruşturmacı Borislav Sarafof'un hakim sıfatının kaldırılmasına yönelik talebinin reddine ilişkin kararın, İdare Mahkemesi'nin beş üyeli dairesine taşıyacağını açıkladı. Ona göre hukuki menfaat, kararın verildiği ana değil, şikayetin sunulduğu ana göre değerlendirilmelidir.
"Bu kez sonuna kadar gitmek istiyorum" diye konuştu Bakan.