İsveç, göçmenlik politikasında en sert dönüşümlerden birine imza atarak, yetkililerin 'onurlu yaşam' anlayışıyla bağdaşmadığını düşündüğü davranışlar sergileyen yabancıların oturma izinlerinin iptal edilmesini öngören bir yasayı kabul etti. Yeni kurallar kapsamında ödenmemiş borçları bulunan, vergi kaçıran, kayıt dışı çalışan, sosyal yardım sistemini kötüye kullanan veya aşırılık yanlısı örgütlerle bağlantısı olan yabancılar sınırdışı edilebilecek.
Yasa, 15 Haziran 2026'da İsveç Parlamentosu'nda kabul edildi ve sadece gelecekteki başvuruları değil, halihazırda oturma izni bulunan kişileri de etkileyebilecek. Kararları İsveç Göçmenlik Dairesi verecek ve bu kararlara karşı göç mahkemesinde itiraz edilebilecek.
Stockholm Artık Ağır Suç Olmadan da Cezalandırıyor
Bugüne kadar sınırdışı işlemleri genellikle ağır suçlar, ulusal güvenliğe tehdit veya yasal oturma hakkının kaybı gibi durumlarla sınırlıydı. Yeni sistem ise devletin yetkilerini genişleterek, yabancının suç teşkil etmeyen eylemleri de dahil olmak üzere genel davranışlarını değerlendirmesine olanak tanıyor.
Hükümetin örnek olarak gösterdiği durumlar arasında birikmiş ve ödenmemiş borçlar, vergi yükümlülüklerinden kaçınma, kayıt dışı çalışma, kamu kaynaklarının kötüye kullanımı ve aşırılık yanlısı çevrelerle temas yer alıyor. Yasa, hangi davranışların kabul edilemez sayılacağına dair kapsamlı bir liste içermiyor; bu da Göçmenlik Dairesi'ne vakaları değerlendirirken önemli ölçüde takdir yetkisi veriyor.
'Zarar Veriyorsan, Gidersin!'
Göç Bakanı Johan Forssell, sert çizgiyi tanıtırken yaptığı açıklamada, 'İsveç'te yaşayan herkes ülkeye zarar vermemeli' ifadelerini kullandı. Hükümetin pozisyonu, kurallara uyma çabası göstermeyen bir kişinin otomatik olarak ülkede kalma hakkına sahip olmaması gerektiği yönünde. İktidar, reformu suçla mücadele, sosyal yardım sisteminin kötüye kullanılmasının önlenmesi ve paralel toplum yapılarının ortadan kaldırılması için gerekli bir adım olarak savunuyor.
Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki hükümet, 2022'de iktidara geldiğinden bu yana göçmenlik politikasını istikrarlı bir şekilde sıkılaştırıyor. Hükümet, milliyetçi İsveç Demokratları'nın desteğiyle yönetiliyor ve bu parti göçün sınırlandırılması ile suç çeteleriyle mücadeleyi temel siyasi hedefler haline getirmiş durumda.
Yasa Halihazırda Verilmiş Oturma İzinlerini de Etkiliyor
Reformun en tartışmalı yönlerinden biri, yeni kriterlerin yasanın kabulünden önce verilmiş oturma izinlerine de uygulanabilmesi. Bu sayede daha önce yasal olarak ülkede kalma hakkına sahip olan bir yabancı, yeni bir denetime tabi tutulabilecek ve statüsünü kaybedebilecek.
Ancak her küçük ihlal otomatik olarak sınırdışına yol açmayacak. Göçmenlik makamları her vakayı bireysel olarak değerlendirecek ve etkilenen kişi karara mahkemede itiraz etme hakkına sahip olacak.
AB Vatandaşları Farklı Rejime Tabi
Yeni önlem, AB dışı ülke vatandaşlarının oturma izinlerini hedef alıyor. Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı vatandaşları, standart bir oturma iznine başvurmadan serbest dolaşım hakkı temelinde İsveç'te yaşayıp çalışabiliyor. Aile üyeleri için ise ayrı bir Avrupa rejimi uygulanıyor.
Yasanın tüm mültecileri ve aile birleşimi yoluyla gelen herkesi tamamen kapsam dışı bıraktığı iddiası, resmi belgelerle net olarak doğrulanmıyor. Aksine, İsveç Haziran ve Temmuz aylarında uluslararası koruma statüsündeki kişiler için de ayrı kısıtlamalar getirdi ve aile birleşimi konusunda ek sıkılaştırmalar hazırladı.
İnsan Hakları Savunucuları Keyfilik Uyarısı Yaptı
Muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri, 'kötü davranış' ve 'onurlu yaşam' gibi kavramların fazlasıyla muğlak olduğu uyarısında bulunuyor. Eleştirmenlere göre insanlar, suç teşkil etmeyen ve İsveç vatandaşlarının benzer bir yaptırıma maruz kalmayacağı eylemler nedeniyle oturma haklarını kaybedebilir.
Civil Rights Defenders örgütü, kuralların yabancılara karşı hangi eylemlerin veya ifade edilen görüşlerin kullanılabileceği konusunda belirsizlik yarattığını belirtti. Amnesty International da oturma izinlerinin, tek başına yasa dışı olmayan davranışlar nedeniyle iptal edilmesi riskine karşı uyardı.
İsveç Eski Liberal Modelini Geride Bırakıyor
Yasa, çok daha kapsamlı bir göçmenlik hamlesinin parçası. Ülke, eski sığınma başvurusu sahipleri ve bazı yakınlarının süresiz oturma izni alma imkanını kaldırdı, sınırdışı kararlarına uyulmaması durumunda rejimi sıkılaştırdı ve aile birleşimi için daha katı koşullar hazırladı.
Hükümet, bu değişiklikleri göçmenlik politikasında 'paradigma değişimi' olarak tanımlıyor. Onlarca yıl boyunca cömert kabul ve liberal entegrasyonun sembolü olan ülke, artık ülkede kalmanın sadece resmi statüye değil, aynı zamanda yabancının iktidar tarafından belirlenen toplumsal kurallara göre yaşayıp yaşamadığının değerlendirilmesine de bağlı olduğu bir sistem inşa ediyor.