---
title: "Almanya'da Siyasi Deprem: 'Bize Aptal Demeyin, Artık Uyanıyoruz'"
url: "https://bulgarda.com/haber/almanya-da-siyasi-deprem-bize-aptal-demeyin-artik-uyaniyoruz"
markdown_url: "https://bulgarda.com/haber/almanya-da-siyasi-deprem-bize-aptal-demeyin-artik-uyaniyoruz.md"
site: "bulgarda.com"
language: "tr"
published: "2026-09-07 11:10:59"
updated: "2026-09-07 18:10:05"
category: "Politika"
tags: ["Friedrich Merz","Avrupa Siyaseti","AfD","Saksonya-Anhalt","Almanya Seçimleri"]
source: "Standart News"
---

# Almanya'da Siyasi Deprem: 'Bize Aptal Demeyin, Artık Uyanıyoruz'

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://bulgarda.com/haber/almanya-da-siyasi-deprem-bize-aptal-demeyin-artik-uyaniyoruz  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Almanya'da AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta Ulrich Siegmund liderliğinde rekor katılımla elde ettiği tarihi zafer, ulusal ve uluslararası düzeyde 'sismik bir deprem' etkisi yaratarak Friedrich Merz'in siyasi geleceğini tehdit ediyor. Göçmenlik karşıtı ve pro-Rus mesajlarla öne çıkan parti, Avrupa'da yükselen aşırı sağ dalgasının yeni bir halkasını oluştururken Brüksel'de kıtanın siyasi geleceğine dair ciddi endişeleri körüklüyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-09-07 11:10
- **Kategori:** [Politika](https://bulgarda.com/kategori/politika)
- **Etiketler:** Friedrich Merz, Avrupa Siyaseti, AfD, Saksonya-Anhalt, Almanya Seçimleri
- **Yazan:** Bulgarda.com
- **Kaynak:** [Standart News](https://www.standartnews.com/svyat/noviyat-lider-v-germaniya-ne-sme-prosti-sabuzhdame-se-646140.html), [24 Chasa](https://www.24chasa.bg/mneniya/article/23518161), [24 Chasa](https://www.24chasa.bg/mezhdunarodni/article/23520097)

![Almanya'da Siyasi Deprem: 'Bize Aptal Demeyin, Artık Uyanıyoruz'](https://bulgarda.com/assets/uploads/2026/09/21eba5040a08f2af398692a723782278.webp)

Almanya'da siyasi dengeleri sarsan **"Almanya için Alternatif" (AfD)** partisinin seçim başarısı, BBC'nin deyimiyle "sismik bir durum" ve "sosyo-politik bir deprem" olarak nitelendiriliyor. Sadece yerel bir protesto dalgası olarak görülmeyen bu sonuç, yıllarca korku, izolasyon ve nasihat üzerine kurulu siyasi modele verilen sert bir uyarı niteliği taşıyor.

Saksonya-Anhalt eyaletindeki sonuçlara dikkat çekiliyor. 59 milyon seçmenden sadece 1,7 milyonunun bulunduğu bu bölgede AfD, adayları Ulrich Siegmund ile rekor bir katılımın yaşandığı seçimlerde oyunun yaklaşık yüzde 44'ünü alarak mutlak çoğunluğu kıl payı kaçırdı. Kağıttan bir dünya yıkıldı. Friedrich Merz'in hantal bürokratlarını silip süpüren bu zafer, istihbarat tarafından kısmen "aşırılıkçı" olarak sınıflandırılan bir partinin, 1945'te Üçüncü Reich'ın çöküşünden bu yana bölgesel düzeyde de olsa iktidar şansını elde ettiği ilk etkileyici seçim zaferi olma özelliğini taşıyor.

Bu tarihi başarı, eyaletteki koalisyon dinamiklerini de tartışmaya açtı. Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) dışındaki tüm partiler AfD ile çalışmayı reddederken, BSW'nin eyalet lideri Claudia Witig, göçmenlik konusundaki katı kontroller üzerinden Siegmund ile belirli politikalarda işbirliği yapabileceklerinin sinyalini verdi. Witig, AfD'nin aldığı sonucun görmezden gelinemeyeceğini vurgulayarak, diğer partilere "sıhhi kordonu" korumanın seçmenlere karşı adil olup olmadığını sordu. Uzmanlara göre bu öfke, birleşme sonrası linyit kömürü ve kimya sanayisinde kaybedilen işlerin yarattığı ekonomik tahribatın bir yansıması.

Eyalet ayrıca ciddi demografik zorluklarla da karşı karşıya. 2024 itibarıyla ortalama yaşı 48,3 olan Saksonya-Anhalt, Almanya'nın en yaşlı nüfusuna sahip. Antimigrasyon söylemlerine rağmen eyaletteki yabancı nüfus oranı yüzde 9 seviyesinde (ülke genelinde bu oran yüzde 15) bulunuyor; ancak bu rakam 2015'ten bu yana iki kattan fazla artmış durumda. Son günlerdeki panik halleri ise dikkatlerden kaçmadı. Seçim sandıkları açılmadan hemen önce ortaya atılan uydurma tehditler, krizler, gökyüzündeki hayaletler ve gizemli droneler... Tüm propaganda makineleri adeta ders kitaplarındaki gibi korku saçtı.

Ancak bu taktik artık işlemiyor. Droneler işe yaramadı, korku imparatorluğu çöktü. İnsanlar sadece iğrenerek sandığa gitti. Bu noktada Alman edebiyatının duayeni Goethe'nin "Sihirbazın Çırağı" eseri akıllara geliyor: **"Kendi çağırdığım ruhları artık def edemiyorum."** Tam olarak olan bu. Sansürün, göçmen kaosunun, yoksulluğun ve anlamsız nefretin ruhlarını çağırdılar. Şimdi ise kendi yarattıkları selin karşısında donup kalmış durumdalar.

Çünkü sıradan Avrupalı artık bıktı. Başkalarının savaşları için akıl almaz faturalar ödemekten, çekirge yemeye alışmaya zorlanmaktan, eksi on derecede bisiklete binmeye mecbur bırakılmaktan ve var olduğu için özür dilerken şehirlerinin göçmenlerle dolduğunu, sanayisinin çöktüğünü izlemekten yoruldu. Nitekim son anketler, AfD'nin sadece Doğu Almanya'da değil, ulusal ölçekte de en büyük siyasi güç haline geldiğini gösteriyor.

Friedrich Merz ve uzun süredir liberal konsensüsün itaatkâr bir eklentisi haline gelmiş sağcı kanadı, ensesine indirilen tokadı hala hissediyor. Siyasi risk danışmanlığı şirketi Eurasia Group'tan bir analistin New York Times'a yaptığı değerlendirmeye göre, "İçerideki sorunlarla başa çıkmak zorunda kalan ve pozisyon kaybeden bir şansölyeye sahip zayıf bir Almanya, Avrupa'nın kendi zorluklarıyla başa çıkma yeteneğini de zayıflatacaktır." AfD'nin popülerliğini düşürme sözü veren Merz için bu yenilgi, siyasi tabutuna çakılan son çivi olarak görülüyor.

Bu sismik etki sadece Almanya sınırlarında kalmadı. ABD Başkanı Donald Trump, AfD'nin göçmenlik karşıtı ve "woke" karşıtı mesajlarıyla örtüşen seçim sonucunu Truth Social hesabından paylaştı. Rusya cephesinden ise Kremlin'e yakınlığıyla bilinen iş insanı Kirill Dmitiev, Merz'i "aşağılanmış" olarak nitelendirdi ve onu istifa etmek zorunda kalan İngiltere Başbakanı Keir Starmer'a benzetti. Ukrayna'ya askeri yardımı kesmeyi ve Rus enerjisine yeniden dönmeyi vaat eden AfD'nin bu pro-Rus duruşu, Almanya'nın en yoksul bölgesi olan ve 1989'dan bu yana entegrasyon için harcanan 2,3 ila 3 trilyon avroya rağmen "Ostalgie" (Doğu nostaljisi) duygusunun hakim olduğu Saksonya-Anhalt gibi bölgelerde yankı buluyor.

Brüksel ve Berlin'in seçkinleri için bir çağ kapanıyor. Önümüzdeki 12 ay içinde Fransa, İtalya, İspanya ve Polonya gibi kilit ülkelerde yapılacak seçimler öncesinde Brüksel, milliyetçi partilerin Avrupa birliğini zedelemesinden korkuyor. Fransa'da bahar aylarında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Marine Le Pen anketlerde açık ara önde giderken, İspanya'da Vox partisi Ceuta'daki göçmen krizinin de etkisiyle koalisyon hükümetine giden yolu zorluyor. İtalya'da Giorgia Meloni, aşırı sağcı rakibi Roberto Vanacchi'nin yükselişi karşısında göçmenlik konusundaki tutumunu sertleştirirken, İngiltere'de Nigel Farage'ın Reform UK partisi, kendisinden daha aşırı sağda konumlanan Rupert Lowe'un yeni partisine karşı destek koruma mücadelesi veriyor.

İspanyol Vox partisi lideri Santiago Abascal bu sonucu "Avrupa için büyük bir umut" olarak selamlarken, Fransa'nın Avrupa İşleri Bakanı Benjamin Haddad "ciddi bir an" uyarısında bulundu. İşin ironik yanı, Marine Le Pen'in Ulusal Birlik partisinin AfD'yi iki yıl önce "çok radikal" bulunduğu için Avrupa Parlamentosu'ndaki grubundan kovmuş olması.

Neoliberalizm sadece çatlaklar vermiyor, geri dönülmez bir şekilde içten içe çürüyüp gidiyor. İşin komik yanı, bu elitlerin hala ne olup bittiğini anlamamaları. Olan biteni Rus propagandasına, kötü bir halkla ilişkiler çalışmasına ya da halkın yine cahil ve anlayışsız olmasına bağlıyorlar. Oysa halk cahil değil, sadece uyandı. Tarih sayfa çevirdi ve Brüksel'in sahte analistleri bu süreci artık durduramaz.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://bulgarda.com/haber/almanya-da-siyasi-deprem-bize-aptal-demeyin-artik-uyaniyoruz  
Alıntı yaparken kaynak olarak bulgarda.com ve bu bağlantıyı gösterin.
