Almanya'daki her beş şirketten biri, yurt dışı kaynaklı hibrit tehditlerin sonuçlarını bizzat yaşıyor. Siber saldırılardan casusluğa, dezenformasyondan sabotaja kadar uzanan bu tehditler, firmaları zor durumda bırakıyor. Konuya ilişkin Alman Ekonomik Enstitüsü tarafından yapılan ve DPA haber ajansınca duyurulan araştırma, bu çarpıcı verileri ortaya koydu.
1041 şirketin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, özellikle 250'den fazla çalışanı bulunan büyük firmaların bu saldırılardan çok daha ağır etkilendiği belirlendi.
Şirket yetkilileri, maruz kaldıkları tehditler nedeniyle tesislerindeki güvenlik önlemlerini sıkılaştırmak zorunda kaldıklarını, bazı durumlarda ise bu saldırıların normal işleyişlerini sekteye uğrattığını belirtiyor.
BTA'nın aktardığı bilgilere göre, hibrit saldırılardan kaynaklanan en büyük riskleri bilgi ve iletişim sektöründeki firmalar üstleniyor. Bu sektörü, elektrik tedariki, kanalizasyon ve atık yönetimi alanlarında faaliyet gösteren şirketler takip ediyor.
Peki, hibrit saldırı tam olarak ne anlama geliyor? Askeri, ekonomik, istihbarat ve propaganda gibi çeşitli baskı araçlarının bir arada kullanıldığı bu saldırılar; siber eylemleri, sabotajı, casusluğu ve özellikle seçim dönemlerinde kamuoyunu etkilemeyi amaçlayan dezenformasyon kampanyalarını kapsıyor.
Alman Ekonomik Enstitüsü, Almanya'nın bu tür hibrit tehditlere karşı mevcut hazırlık düzeyini çok daha üst seviyelere çıkarması gerektiğine dikkat çekiyor.
Araştırmaya göre birçok şirket şimdiden bilişim güvenliği ve dijital altyapı yatırımlarını artırdı. Ancak enerji tedarikini güvence altına alan veya kritik altyapı kesintileri ve arızalarına yönelik acil durum eylem planları hazırlayan firma sayısı bir hayli az.
Konuyla ilgili uyarılarda bulunan enstitü, "Hazırlıksız kalınması, hem ekonominin hem de toplumun işleyişi üzerinde istikrar bozucu bir etki yaratıyor" değerlendirmesinde bulundu.