Icerige atla
Politika 📰 55/100

AB, Ukrayna ve Moldova ile Üyelik Müzakerelerine Başlıyor

AB, Ukrayna ve Moldova ile Üyelik Müzakerelerine Başlıyor

Avrupa Birliği, Ukrayna ve Moldova ile üyelik müzakerelerinde kritik bir engeli aşarak Lüksemburg'da hükümetlerarası konferansları başlatıyor. İki ülkenin AB'ye entegrasyon sürecinde önemli bir dönüm noktası olan bu adımla, hukukun üstünlüğü, demokratik kurumlar ve yargı sistemini kapsayan "Temel Meseleler" ilk müzakere faslı resmen açılıyor. AB Konseyi Başkanı António Costa ve Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen yaptıkları ortak açıklamayla bu kararı duyururken, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy bunu "Avrupa için güçlü bir adım", Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu ise "birlik mesajı" olarak nitelendirdi.

Sürecin önündeki en büyük siyasi blokaj, Macaristan'ın Ukrayna'daki Macar azınlığın hakları gerekçesiyle koyduğu vetoydu. Bu yıl Viktor Orbán'ın yerine Macaristan Başbakanı olarak geçen Péter Magyar, Kiev'in Macar azınlığı korumaya yönelik bir eylem planı imzalamasının ardından Nisan ayında vetoyu kaldırdı. Ancak Magyar, hızlı bir üyelik sürecini desteklemeyeceklerini net bir şekilde ifade ederken, Zelenskiy'nin 2027 yılına dair üyelik hedefi de şimdilik rafa kalkmış oldu. Budapeşte ve Kiev arasında varılan bu diplomatik uzlaşı, paket halinde ilerleyen Moldova'nın başkenti Kişinev'un da önünü açtı.

AB Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Marta Kos, Ukrayna'nın "bombalar düşerken" aynı anda kanunlarını ve statülerini yeniden yazdığını belirterek, 33 reform faslını ve 6 kümeyi takip ettiği beyaz tahtadaki ilerlemeyi değerlendirdi. AB Dış Politika Şefi Kaja Kallas ise aday ülkeler için "kısayol olmadığını" vurguladı. İlk fasıl, aday ülkelerin daha ağır ve spesifik müzakere başlıklarına geçip geçemeyeceğinin değerlendirildiği en kritik temel olarak öne çıkıyor. Ukrayna ve Moldova, 2022 yılında adaylık statüsü elde etmiş ve 2024'te üyelik müzakerelerini resmen başlatmıştı.

Müzakere masasında sadece siyasi kriterler değil, yapısal ve ekonomik zorluklar da yer alıyor. 35 milyonluk nüfusu ve Avrupa'nın en büyük tarım arazilerine sahip Ukrayna, AB'ye katılması halinde bloğun en yoksul üyesi ve en büyük çiftçisi olacak. Bu durum, hem AB bütçesi hem de Ortak Tarım Politikası üzerinde ciddi bir baskı yaratacak. AB yetkilileri, Polonya'nın 20 yıl boyunca kademeli olarak sübvansiyon sistemine entegre edildiğini ve tam ödemelere ancak 2024'te ulaştığını hatırlatarak, bu sürecin nasıl yönetilebileceğine dair emsalleri masada tutuyor.

Moldova cephesinde ise Cumhurbaşkanı Sandu, 2024'te Avrupa vaadiyle kazandığı ikinci dönem için seçmenlerine 2030 hedefini vermişti. Ancak ülkede nüfusun yaklaşık üçte birinin yoksulluk içinde yaşaması ve kaçak oligark Ilan Shor'un Avrupa karşıtı oy kullanmaları için insanlara rüşvet verdiği iddia edilen yolsuzluk ağının soruşturulması, reform sürecinin önündeki en büyük iç engeller olarak dikkat çekiyor. Öte yandan Avrupa Konseyi Dış İlişkiler Konseyi'nden (ECFR) yapılan analizler, Ukrayna ve Moldova'nın fasıllarını 2028'e kadar tamamlayabileceğini öngörse de, asıl direncin artık AB üyesi ülkelerin içinden geldiği uyarısında bulunuyor. Fransa'nın yeni üyelikler için referandum talep edebilme ihtimali ve bazı üye ülkelerdeki düşük kamuoyu desteği, Brüksel'in önündeki engebeli yolun bir diğer boyutunu oluşturuyor.

Lüksemburg'da toplanan AB Dışişleri Bakanları, Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer küresel gündemleri masaya yatırırken, bu kararın AB'nin genişleme konusundaki birliğinin altını çizdiği belirtiliyor. Savaş devam ederken Kiev'e siyasi destek niteliği taşıyan bu adım, iki ülkeyi artık sadece bir "bekleme odasında" tutmadıklarını gösteriyor. Zelenskiy bu ilerlemeyi olası barış müzakerelerine taşıyacağı bir koz olarak görürken, Sandu için de AB yolu üzerindeki taahhütlerinin ilk somut adımı olmuş durumda.

Paylaş: