Avrupa'da kaçak sigara fabrikaları kuracakları yerleri belirlerken yapay zekadan faydalanan suç örgütleri, yakalanma risklerini en aza indiriyor. Avrupa Sayıştayı'ndan bir denetçi salı günü bu çarpıcı uyarıda bulundu.
Avrupa Sayıştayı'nın tütün ürünlerindeki kaçak ticarete ilişkin raporunun hazırlayıcısı Petri Sarvamaa, Politico'ya verdiği demeçte durumu gözler önüne serdi. Sarvamaa, "Bu çeteler bugüne kadar daha çok Doğu Avrupa'da faaliyet gösteriyordu, çünkü buralarda saklanmaları çok daha kolaydı" ifadelerini kullandı.
Ancak artık yapay zeka sayesinde suçlular, ürünlerini sattıkları pazarlara daha yakın ve uygun yerleri çok daha kolay tespit edebiliyor. Bu bölgelerin başında kırsal alanlar ve küçük yerleşim yerleri geliyor. Kıdemli denetçi Esther Torrente Eras, "Bu durum, tedarik zincirindeki suçluların yakalanma riskini ciddi oranda azaltıyor" diye ekledi.
Bu gelişme, AB'nin ve üye devletlerin tütün ürünlerindeki kaçak ticaret ağlarını çökertme çabalarında karşılaştıkları sayısız zorluktan yalnızca biri. Bu kaçakçılık ağları, birlik bütçesinde her yıl en az 13 milyar euroluk devasa bir kayba yol açıyor.
Veriler de bu kaosu gözler önüne seriyor. 2023 yılında Avrupa'da içilen her 10 sigaradan neredeyse 1'i ya yasa dışı yollarla üretildi ya da kaçak olarak kıtaya sokuldu.
Söz konusu rapor, AB ülkelerinin tütün ürünleri ve elektronik sigaralar için asgari vergilendirme seviyelerini artırma konusunda bir anlaşmaya varma çabalarının sekteye uğradığı bir dönemde yayımlandı. Snus kullanımının yaygınlığıyla bilinen ve gelecek hafta parlamento seçimlerine gidecek olan İsveç, nikotin poşetlerinin vergilendirilmesine sert bir şekilde karşı çıkıyor.
Yasama girişiminin temel amacı, AB genelinde fiyatları eşitlemek. Bu sayede hem tek pazarın güçlendirilmesi hem de sigara içenlerin bağımlılıklarını bırakmaya teşvik edilmesi hedefleniyor.
AB kurumları ile ulusal makamlar arasındaki koordinasyon eksikliği ve istihbarat paylaşımındaki zafiyet, yeni kurulan kaçak sigara fabrikalarına karşı etkili bir müdahaleyi engelliyor. Sarvamaa, "En endişe verici durum, kaçak ticaretin gerçek boyutunun, yapısının ve ekonomik etkisinin hala tam olarak bilinmiyor olması" şeklinde konuştu.
Bu yasa dışı faaliyeti durdurmak için atılacak adımlara da değinen Sarvamaa, "Her şey Avrupa Komisyonu'ndan başlıyor" dedi. "Tüm paydaşlar arasında çok daha iyi bir istihbarat paylaşımı şart" diyerek sözlerini tamamladı.
Ona göre Avrupa Komisyonu; Avrupa Dolandırıcılıkla Mücadele Ofisi (OLAF), Europol, Eurojust ve Avrupa Başsavcılığı (EPPO) gibi çeşitli kurumların stratejik müdahalesini koordine etmede çok daha büyük ve belirleyici bir rol üstlenmeli.
Avrupa Komisyonu, Avrupa Sayıştayı'nın önerilerini genel hatlarıyla kabul etti. Ancak komisyon, kendi yetkileri dışında olduğunu düşündüğü bazı alanlara ise şerh düştü.
Komisyon, çeşitli Avrupa kurumları için stratejiler belirleme fikrine de mesafeli duruyor. OLAF ve diğer organların kendi stratejik önceliklerini kendilerinin belirlediğini hatırlatan komisyon, ayrıca kaçak ticaretin boyutunu ve ekonomik etkisini değerlendirmek için güvenilir bir yaklaşım geliştirmenin de mümkün olmadığını vurguluyor. Zira buna olanak tanıyan tek tip ve standart bir yöntem henüz bulunmuyor.
"Birlik bu savaşı kesinlikle kaybetmeyi göze alamaz" uyarısında bulunan Sarvamaa, halk sağlığının, tek pazarın bütünlüğünün ve organize suçla mücadelenin büyük bir risk altında olduğunun altını çizdi.
Sarvamaa, tütün ürünleri ve özel tüketim vergisi mevzuatında yaklaşan revizyon sürecine Avrupa'nın nasıl bir yol izlemesi gerektiğine dair ise somut bir reçete sunmadı. Bu konunun doğrudan politikacıların ve yasama organlarının sorumluluğunda olduğunu hatırlatmakla yetindi.