3 Eylül'de Ortodoks Kilisesi, Nikomedia Piskoposu Azize Şehit Antim ve Aziz Teoktistos'u anıyor. Halk takviminde bu gün; ev, aşk, evlilik ve yaklaşan sonbaharla ilgili ilginç inanışlarla da çevrili. En eski tavsiyelerden biri, evin baştan aşağı temizlenmesi ve gereksiz eşyalardan arındırılması. Öte yandan bu gün, görücü gitmek ve düğün yapmak için uğursuz sayılıyor.
Askerlere Kendini İhbar Eden Aziz: Antim, 3. ve 4. yüzyılın başlarında yaşamış ve Hristiyanlara yönelik en ağır zulüm dönemlerinden birinde Nikomedia Piskoposu olarak görev yapmış. Askerler onu tutuklamaya geldiğinde önce onları evinde ağırlamış, ardından kim olduğunu bizzat kendisi söylemiş. Mahkemeye götürülürken askerlerle sohbet etmiş ve rivayete göre onları Hristiyanlığa ikna etmiş. Antim, inancından vazgeçmeyi reddetmiş, işkence görmüş ve sonunda MS 302-303 yılları arasında başı kesilerek şehit edilmiş.
Kilise, 3 Eylül'de ayrıca Aziz Teoktistos'u, Diyakonis Azize Fivi'yi, Nikomedia'lı Şehide Azize Basilissa'yı ve Sırp Patriği Aziz Yoannikios II'yi de anıyor. Bulgaristan Ortodoks Kilisesi'nin 2026 takviminde, Eginalı Aziz Nektarios'un kemiklerinin nakli de not edilmiş durumda.
Evi Temizleyin ve Yeniliklere Yer Açın: Halk inanışları bu güne tamamen farklı, günlük bir anlam yüklüyor. 3 Eylül'de evde büyük temizlik yapılır ve artık kullanılmayan eşyalar atılırmış. İnsan böylece yeniliklere yer açar ve geride bırakması gerekenleri arkasında bırakırmış.
Geleneğin bazı versiyonlarında eski eşyalar, kurumuş patates saplarıyla birlikte akşam vakti yakılırmış. Bu ritüelin bereketi çekeceğine ve evi fakirlikten koruyacağına inanılırmış. Elbette bu bir kilise kuralı değil, tamamen halk inanışı. Günümüz anlayışına göre ise hâlâ kullanılabilecek gereksiz eşyaları yok etmek yerine hediye etmek veya bağışlamak çok daha mantıklı.
Bu Günde Düğün Yapmayın: 3 Eylül'ün en ilginç yasaklarından biri aşkla ilgili. Eski inanışlara göre bu gün görücülük ve evlilik için hiç uygun değilmiş. O gün başlayan bir birlikteliğin kalıcı olmayacağına ve çabucak ayrılıkla sonuçlanabileceğine inanılırmış. Bu batıl inanç kilisenin evlilik kurallarıyla değil, halk takvimiyle ilgili.
Bekar kızlarla ilgili eski bir inanış daha da ilginç. İnanışa göre kızların güneş battıktan sonra evden çıkmaması gerekirmiş. Halk hayal gücü o kadar ileri gitmiş ki, yasağı delen bir genç kızın kötü güçlerin etkisi altına girebileceği konusunda uyarılarda bulunulurmuş.
Sis Gelecek Havayı Gösteriyor: Atalarımız hava durumuna özellikle dikkat ederdi. Halk takvimlerinin bir kısmında 3 Eylül, "Antim Günü" veya "Soğuk Çiy Günü" olarak adlandırılır; bu da yazın yavaş yavaş yerini sonbahara bıraktığının bir işareti sayılır.
Sabahları sisli olursa, eski inanışa göre tarladaki işler sakin geçer. Sis toprağın üzerinde yükselirse, bu kuru ve sıcak bir sonbaharın habercisi kabul edilir. Öğleden sonra yağan yağmurun da bir anlamı var: o saatte yağmur yağarsa, nemli ve rahatsız edici havanın daha uzun süre devam edeceğine inanılır. Turnaların erken uçması ise erken ve soğuk bir sonbaharın habercisi sayılır.
Nelerden Kaçınmalı? Antim Günü ile ilgili halk inanışlarının çeşitli versiyonlarında kavga etmekten ve dedikodudan kaçınılması tavsiye edilir. Ayrıca ağır tarla işleri yapmamak da kurallar arasında; gün daha çok evi düzenlemeye ve yaklaşan sonbahara hazırlığa ayrılırmış.
Kilise, 3 Eylül için bu tür günlük yasaklar koymaz. Bunlar, nesiller boyunca bayram gününün etrafında biriken folklorik geleneklerin bir parçasıdır.